Süleyman Kara, 1981 yılında Sivas'ın Kangal ilçesine bağlı, tarihi ve kültürel dokusuyla bilinen Alacahan nahiyesinin Mescit köyünde dünyaya geldi. İlk öğrenimini doğduğu köy olan Mescit'te, orta öğrenimini Kangal ilçesinde tamamladı. Lise eğitimini ise Sivas'ın bir diğer köklü ilçesi olan Hafik'te, Hafik Lisesi'nde başarıyla bitirdi.
Vatanına ve milletine hizmet etmeyi bir yaşam ülküsü olarak benimseyen Kara, 2001 yılında Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde Uzman Çavuş olarak şerefli askeri görevine adım attı. Çeyrek asra yaklaşan bu kutsal görevini, ilk günkü inanç ve azimle halen aktif olarak sürdürmektedir.
Anadolu'nun bağrından çıkan yaşanmışlıkları, vatan sevgisini, zamanın ve faniliğin derin tefekkürünü şiirlerine aktaran şair, edebi çalışmalarına ve yaşamına günümüzde görev yeri olan Edirne ilinin Süloğlu ilçesinde devam etmektedir.
Süleyman Kara, evli ve iki kız çocuk babasıdır.
Bir şiir bazen bir ömrün en sessiz tanığıdır. Söylenemeyen bir sözün, unutulmayan bir bakışın, uzun bir yolun ya da insanın içinde taşıdığı vatanın sesidir. SENSİZCE, işte bu seslerin bir araya geldiği; sevdanın, ayrılığın, inancın, merhametin ve mücadelenin aynı yürekte buluştuğu bir şiir kitabıdır.
Bu dizeler, hayatı yalnızca uzaktan seyreden bir kalemden değil; onun içinde yürümüş bir Türk askerinin hatıralarından doğdu. Kimi zaman ufka uzanan dağların gölgesi, kimi zaman bir gülün kırmızısı, kimi zaman da memleket için tutulan nöbetin sessizliği şiire dönüştü. Güzel anlar kadar acılar, kavuşmalar kadar vedalar, umut kadar fanilik de bu sayfalarda kendine yer buldu.
Süleyman Kara'nın şiirlerinde gül yalnızca bir çiçek, yol yalnızca bir mesafe, gece yalnızca karanlık değildir. Her biri yaşanmışlığın başka bir yüzünü taşır. Gül, sevilenin yüzüne; yol, insanın kaderine; gece ise sabahı bekleyen sabra dönüşür. Vatan ve askerlik duygusu da yüksek sesli bir gösteriden çok, sorumluluğun ve fedakârlığın derin izi olarak belirir.
SENSİZCE, kusursuz bir hayatın değil; kırılmış, sevinmiş, özlemiş, inanmış ve yeniden ayağa kalkmış bir insanın içten anlatısıdır. Bu kitabın her okurda başka bir hatıraya dokunması, unutulmuş bir duyguyu uyandırması ve karanlığın içinde küçük de olsa bir umut bırakması dileğiyle...